Çarşamba, 11 Şubat 2015 16:39

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin İlkeleri

Öğeyi Oyla
(0 oy)

 Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin  İlkeleri;

Rehberlik ilkeleri, rehberliğin dayandığı psikolojik, toplumsal ve felsefi temellerin özünden oluşmuştur. Ayrıca bu ilkeler psikolojik danışma ve rehberlik programı yürütülen toplumun eğitim felsefesinden ve paradigmalarından etkilenmektedir.     

     1. Birey seçme özgürlüğü hakkına sahiptir.

Çağımız insanı vizyonunu ve misyonunu belirleme, yaşamında kararlar verme, seçimleri ile varoluşunu belirleme hakkına sahiptir. Bireyin seçme özgürlüğünün genişliği, seçeneklerin de genişliği, seçme özgürlüğünün sınırlılığı seçeneklerin de sınırlılığı anlamına gelir. Değişen, gelişen ve yaratıcı bireyler, seçme özgürlüğünün fazla sınırlanmadığı toplumlarda ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle demokratik toplumlar, bireylerin kendini gerçekleştirmesine ortam hazırlama ve özgürlük sınırlarını genişletme çabasındadır. Bireyin seçeneklerin farkında olması gerekir. Bilgisizlik ve duygusal sorunlar seçenekleri algılamayı güçleştirir. Rehberliğin işlevi bireyin özgürlüğünü kullanabilmesi için seçenekleri algılayabilmesine ve doğru tercihler yapmasına yardımcı olmaktır.

 

     2. İnsan saygıya değer bir varlıktır.

Bir insanı değerli olarak algılamak, ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmayı gerektirir. Bu bir saygıdır; ve boyutları insanın hiçbir niteliğini öne çıkarmadan, tüm insanları kapsayacak kadar geniş olmalıdır. Dini, ırkı, rengi, cinsiyeti ne olursa olsun, insan saygıya değer bir varlıktır. Saygı, bir başkasının arzularını, düşüncelerini, tercihlerini, kararlarını değerli bulmaktır, ilgi ile dinlemek, kararlarında sağlam dayanak aramasında yardımcı olmak, bilgi ve destek vermek, danışmanın danışana duyduğu saygının somut bir biçimidir.

     3. Rehberlik hizmetlerinden yararlanmada zorlama yoktur.

Rehberlik, bireyin kendisini tanımak, iç dünyasını anlamak amacıyla verilen bir hizmettir. Ancak, belli konulara merak uyandırmak amacıyla, istekli, isteksiz bütün öğrencilere grup rehberliği yapılabilir. Bu tür rehberlik etkinlikleri öğretime benzemekle beraber, konuşulan konular öğrencilerin kendilerine yöneliktir. Ayrıca, danışmanlara, öğretmen ve yöneticiler tarafından gönderilen öğrencilere gönüllülük ilkesini zedelemeden yardım etmek gerekir.

Rehberliğin işlevi bireyin özgürlüğünü kullanabilmesi için seçenekleri algılayabilmesine ve doğru tercihler yapmasına yardımcı olmaktır.

Dini. ırkı, rengi, cinsiyeti ne olursa olsun, insan saygıya değer bir varlıktır.

Öğrencilere gönüllülük ilkesini zedelemeden yardım etmek gerekir.

Öğrenci merkezli eğitimde, sadece sorunlu öğrencilere değil, her öğrenciye rehberlik hizmeti verilir

Psikolojik danışmanın, öğrenci ile ilgili tüm okul içi ve okul dışı kişilerin desteğini alması, hizmeti daha etkin ve verimli biçimde sunmasında etkilidir.

Danışanın izni olmaksızın, öğrenci ile konuşulan bilgilerin, hiçbir kişiye ve kuruma aktarılmaması gerekir.

     4. Rehberlik anlayışı, öğrenciyi merkeze alan bir eğitim sistemini öngörür.

İnsan, biyo-psiko-sosyo-kültürel bir varlıktır. Rehberlik hizmetleri, öğrencileri biyolojik, psikolojik, toplumsal ve kültürel boyutları ile ele alır. Böyle bir anlayışa sahip okul programlan, öğrencilerin gelişim özelliklerini, ihtiyaçlarını yeteneklerini ve ilgilerini dikkate alır. Öğrenci merkezli eğitimde, sadece sorunlu öğrencilere değil, her öğrenciye rehberlik hizmeti verilir. Öğrencilerin kendilerini tanımaları, sağlıklı kararlar vermelerine ve tercihler yapmalarına katkı getirir. Öğrencileri yargılamaktan ziyade, algılamak önemlidir.

     5. Rehberlik hizmetleri ilgililerin işbirliği ile yürütülür.

Rehberlik hizmetleri psikolojik danışmanların öncülüğünde, yöneticilerin öğretmenlerin görev ve sorumluluk yüklenmeleri, ortak bir amacı gerçekleştirmek bakımından takım çalışmasını gerektirir. Psikolojik danışmanın, öğrenci ile ilgili tüm okul içi ve okul dışı kişilerin desteğini alması, hizmeti daha etkin ve verimli biçimde sunmasında etkilidir. Psikolojik danışmanlar, rehberlik anlayışının öğretime ve yönetime yansımasında, öğretmen ve yöneticilere, yöneticiler ve öğretmenler ise, gözlem verilerini psikolojik danışmanlara sunmalarında yardımcı olabilir. Böyle bir iletişim ve etkileşim, ortak anlayışın gelişmesine katkı getirir. Bu iletişim ve etkileşime, ana-babaların da katılması, öğrenci gelişimi için optimum koşulların oluşmasında etkili olabilir.

    6. Öğrencilere rehberlik hizmeti verirken onları her yönü ile tanımak gerekir.

Öğrenciler kişilik özellikleri bakımından eşit değildir. Her öğrenci kendine özgüdür, eşsizdir. Öğrencilerin gelişim özelliklerini bilmek gerekir. Öğrencilerin kişilikleri, ilgileri, değerleri, tutumları birbirinden farklıdır. Bu farklılıklar, hem genetik, hem de sosyo-ekonomik ve kültürel koşullardan kaynaklanır. Her öğrenciyi tek tek tanımak, ona kendisini tanıtmak gerekir. Toplanan nesnel ve güvenilir bilgiler sayesinde, öğrenci kendisini daha iyi tanıyarak, okul içinde programa veya bir üst okula yönelmesinde daha sağlıklı karar verebilir.

     7. Rehberlik hizmetlerinde gizlilik esastır.

Psikolojik danışma oturumlarında öğrenciler, psikolojik danışman ile çok özel sorunlarını paylaşabilirler. Güven ilişkisi kurulmuşsa, öğrenciler gerek psikolojik danışmanlarla, gerek öğretmenlerle, kimseye söyleyemeyecekleri sırlarını ortaya dökebilirler. Danışanın izni olmaksızın, öğrenci ile konuşulan bilgilerin, hiçbir kişiye ve kuruma aktarılmaması gerekir. Aksi taktirde, mesleki etikle çelişen bir tutum olarak, güven kaybı iletişimi bozar. Ayrıca, danışana karşı saygısızca davranılmış olur.

     8. Rehberlik tüm öğrencilere yönelik bir hizmettir.

Rehberliğin, amacının kendini gerçekleştirme olması nedeni ile bütün öğrencilerin yararlanmasına açık olmalıdır. Rehberlik hizmetinin kapsamı, normalden sapanların, uyumsuzların ve özürlülerin ötesinde, herkesi içine alacak kadar, geniş sınırlar içinde olması gerekir. Rehberliğin bozuk davranışları düzeltmekten ziyade, koruyucu ve geliştirici bir işlevi vardır. O halde, hizmetten gelişmek isteyen herkes yararlanabilir.

     9. Rehberlik uygulamaları her okulun amaç ve ihtiyaçlarına göre değişir.

Anaokulundan üniversitenin sonuna kadar, her düzeydeki okulda rehberlik hizmetlerine ihtiyaç vardır. Ancak, okul farklılıklarına göre, öğrencilerin gelişim özellikleri, ihtiyaçları beklentileri farklıdır. O halde, okulun amaçları, öğrencilerin sorunları, ihtiyaçları ve beklentileri tespit edildikten sonra, rehberlik etkinleri programlanmalıdır. Tek bir program hazırlayıp, tüm benzeri okullarda uygulamak sakıncalıdır. Rehberlik alanlarının bazı boyutları daha ağırlıkta olabilir. Önemli olan öğrencinin kapasitesinden daha fazla yararlanması ve uyumunu gerçekleştirmesidir.

     10. Rehberlik  hizmetleri  planlı,  programlı, örgütlenmiş  bir biçimde ve profesyonel bir düzeyde sunulmalıdır.

Rehberlik hizmetleri, okul, il ve Bakanlık düzeyinde örgütlenmiş, yetki ve sorumluluklar açık bir biçimde tanımlanmış olmalıdır. Okul yöneticileri, öğretim hizmetlerinden olduğu kadar, rehberlik hizmetlerinden de sorumludur. Rehberlik alanında yetişmiş psikolojik danışmanlara ihtiyaç vardır. Rehberlik programlarında yer alan çalışmaların nasıl, ne zaman ve kimler tarafından yürütüleceği bir plana bağlanmalıdır, işlevsel bir rehberlik hizmeti için okulda yer ve zaman ayırmak, araç ve gereç kullanmak gerekir.

Okunma 2406 defa Son Düzenlenme Cuma, 13 Şubat 2015 09:54